Hal böyleyken, Taylan Kara’nın beş ciltlik külliyatı olan "Edebiyatla Ahmaklaştırma Felsefeyle Çökertme" yapıtı, bu alanı radikal bir biçimde doldurmaya aday bir çalışma olarak dikkat çekmektedir. Yapıtta edebiyat ve felsefe dünyasına dönük eleştirel analizlere yer veren Kara, “ahmaklaştırma” ve “çökertme” olarak ifade ettiği durumun teorik yapısını kurar.
Edebiyat ve felsefenin sınıfsal yönüne odaklanan yazar, sermayenin,
hayatın sınıfsal gerçekliğini görünmez kılan "sınır silici" rolünü
deşifre
ediyor. Bir yandan edebiyat dünyasındaki egemenlik ilişkilerini mercek altına
almış, diğer yandan da bu alanda ideolojik bir inşa iddiasını ortaya koymuştur.
Kara, hem bir yazar hem de tıp alanında uzman bir akademisyen (radyoloji
profesörü) olarak, edebiyat ve felsefe dünyasının “pazarlandığı” mekanizmaları
bir cerrah titizliğiyle deşifre etmiştir.
Kara’nın en dikkat çeken yönlerinden biri, ağır kuramsal konuları her okurun anlayabileceği bir dille ve mizahla harmanlamasıdır. Yazarın temel izleği, tekelci kapitalizmin ulaştığı düzeyi yerel ve küresel örneklerle ifşa etmektir. Ona göre kapitalist sistem, maskelenmiş eylemlerini ustaca gizlemektedir. Kara, bu illüzyon kabiliyetini şu çarpıcı örnekle özetler:
“Kanada Başbakanı'nın sempatik çorapları ile Kaz Dağları'ndaki siyanür bir bütündür. Bunu anlamak için Kanada Başbakanı'nın çoraplarına değil, ellerine ve imzaladıklarına bakmak gerekir.” (Cilt 5, s. 254).
Bu yaklaşımla, küresel ölçekteki “sempatik” figürlerin aslında doğa katliamları ve emperyalist müdahalelerle aynı bütünün parçası olduğu vurgulanmaktadır.
İdeolojik
Gasp: Marksizm’in “Zehirlenmesi”
Yapıtın en sarsıcı iddialarından biri, Marksist ideolojinin bizzat sermaye sınıfı tarafından rehin alınmış olmasıdır. Kara’ya göre, Marksist yöntemi bugün en etkili kullananlar, aslında Marksist siyasete en düşman olan sermaye kesimidir. Bu durumu meşhur “zehirli yem” metaforuyla açıklar:
“Bir hayvanı yakalamak için o hayvanın yediği yemeği kullanmanız gerekir. Fareyi zehirlemek için zehri peynire koyarsınız; zeytine koymanızın bir anlamı yoktur. Tavşanı zehirlemek isteyen, zehri havuca koymalıdır.” (Kara, 2021, Cilt 5, s. 256).
Sermaye sınıfı, bu yöntemle Marksizmin “tehlikeli” kavramlarını “zararsız” hale getirerek toplumsal bilinci felç etmektedir. Öyle ki; “Sosyal bilimlere milyonlarca dolar para yatıran sermaye, kendi Marks'ını bile kendi yaratmaktadır.” (Kara, 2021, Cilt 5, s. 258).
İnce
Uygulama Mekanizmaları: Kültür ve Akademi
Kara, çalışmasının asıl konusunu Batı sermaye sınıfının dolayımsız kaba şiddeti değil, “edebiyat, felsefe, sosyal bilimler gibi kültür alanlarındaki ince uygulama mekanizmaları” (Cilt 5, s. 259) olarak tanımlar. Yazara göre, Suriye’de bir cihatçının eline roketatar vermekle, Türkiye’de toplumu mülteci akınına hazırlayacak sosyolojik tahliller yapan akademisyenleri fonlamak aynı bütünün parçalarıdır.
Eleştirel
Bir Bakış
Taylan Kara’nın yaklaşımı tutarlı bir anti-kapitalist duruş sergilese de sosyalist estetik açısından bazı noktalar tartışmaya açıktır. Bu kitapları okurken yazarın, sanatı ve felsefeyi zaman zaman fazla “mekanik” eleştirdiği hissi uyanmaktadır. Dostoyevski ve Tolstoy gibi isimlerin büyüklüğünü teslim ederken, günümüzde doğrudan siyasal tutum sergilemeyenleri niteliksiz sayma eğilimi bir tutarsızlık riski doğurmaktadır. Sanatın sezgisel derinliğini sadece “saçmalık” olarak kodlamak, sosyalist gerçekçiliğin “insan ruhunun mühendisliği” yönünü daraltabilecek bir sorun olarak not edilmelidir.
Ayrıca, metinlerin aşırı didaktik yapısının okura kendi analizini yapacak sanatsal bir boşluk bırakmadığını da belirtmek gerekiyor. Bu durum, eleştiriyi ajitasyon ve propaganda çizgisine yaklaştıran bir eksiklik olarak görülse de özellikle serinin ilk iki cildinde somut örneklerle anlattığı ve günümüz edebiyat dünyasına egemen olan yayınevi-medya-ödül üçgenini “çökertmek” konusundaki başarısı tartışmasızdır.
Hangi
Edebiyat?
Taylan Kara, bu külliyatıyla Türkiye’de
edebiyat eleştirisi denilen kurumun bir “PR faaliyeti” olduğu iddiasını somut
verilerle ortaya koymuştur. “Hangi edebiyat?” sorusuna tam bir inşa cevabı
vermese de mevcut sistemin maskesini düşürmek konusunda muazzam bir iş çıkarmış
diyebiliriz. Kapitalizmle hesaplaşmak isteyen her okur için bu kitaplar gerçek
bir zihinsel detoks niteliğindedir.
Kaynakça
Taylan Kara, (2021 - 2023). Edebiyatla Ahmaklaştırma
Felsefeyle Çökertme (Cilt 1-2-3-4-5). İstanbul, Bulut Yayınları.
NOT: Bu yazı Birgün gazetesinin 17 Nisan 2026 tarihli Kitap ekinde yayınlanmıştır...
LİNK: https://www.birgun.net/makale/kulturel-kusatma-706323
https://www.birgun.net/makale/kulturel-kusatma-706323
