10 Kasım 2005Gece 01:35
"...mutfağa egemen olan sessizlik yardımcı olmuştu ona; ama yine de asıl neden başka bir yerde yatıyordu: Tehlikenin kendisinde…"
Korku krallığına girenler ve saatleri sayılı olanlar, dünyaya başka bir biçimde bakıyorlardı. Her şeyi kaybetme riski karşısında, bir yolunu bulup hiçbir şeyi kaybetmemek istiyorlardı, en değersiz şeyi bile. Gözlerinin önünde en küçük ayrıntılar dahi olağanüstü ve hatırı sayılır birer kişilik kazanıyordu. Bunu hastalar iyi bilirdi. Ya da sürgüne gitmek zorunda kalanlar... Ya da ölen arkadaşları -Sabina Otaegui, Beraxa… Kropotky de iyi bilirdi bunu… “Kliniğe gitmeden önce yapmak istediğin bir şey var mı?" diye sormuştu ona. Kardeşin yanıtı şu olmuştu: “Şu pencereden dışarı bakmak istiyorum, hepsi bu.”
Yalnızlık ve Hesaplaşma
Bernardo Atxaga’nın Yalnız Adam adlı romanı, adından da anlaşılacağı üzere, bireysel yalnızlığı ve onun getirdiği derin sorgulamaları merkezine alır. Yukarıdaki sahnede olduğu gibi, sıradan nesnelerin –bir poşet kirazın, mutfağın sessizliğinin, bir pencere manzarasının– olağanüstü bir değer kazanması, hem ölümle hem de geçmişle yüzleşen bir insanın ruh halini yansıtır.