Kayıtlar

Ağustos, 2025 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

CHP’DE SESSİZ DARBE: İÇERİDEN VE DIŞARIDAN KUŞATMA

Resim
CHP'nin Yol Ayrımı: 31 Mart Zaferinden 15 Eylül Krizi'ne Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde elde ettiği tarihi başarıyla, Türkiye siyasetinde önemli bir dönüm noktası yarattı ve toplumun büyük bir kesiminde iktidar umudunu yeniden alevlendirdi. Ancak bu zaferin ardından gelen süreç, partiyi hem iç dinamiklerden hem de dış müdahalelerden kaynaklanan karmaşık bir yıpratma operasyonu ile karşı karşıya bıraktı. Yeni ve eski yönetim arasındaki gerilimler, yapısal bir tartışmadan çok, partiyi zayıflatmayı ve iktidar hedefini gölgelemeyi amaçlayan bir boyuta ulaştı. Bu durum, yalnızca parti içi çekişmelerin ötesinde, dışarıdan yönlendirilen sistemli bir plan olduğu algısını güçlendiriyor. Bu operasyonun en kritik aşamalarından biri ise 15 Eylül'de görülecek olan kurultay davası .

SIZI...

Resim
Ne zaman bir huzur kırıntısı toplasam avuçlarıma, bir barış nefesiyle dolsa ciğerlerim, içimde bir gölge usulca boğazıma çöker. Tıpkı Kafka’nın Dönüşüm ’ündeki Gregor gibi, kendi yuvamda bir yabancıya dönüşürüm; ne evim evdir artık ne de kalbim bildiğim o tanıdık sığınak. Dün geceki öfkem bundandı, biliyor musun? Oysa soruyorum kendime: Bir anın hatırına, o büyülü huzura insan susmaz mıydı? Rilke’nin Duino Ağıtları ’nda sorduğu gibi:   "Haykırsam, kim duyardı beni melekler katından?"   Belki de susmak, bir anıyı iğrenç bir gölgeye dönüştürmemek için en kutsal seçim olurdu. Ama biz sustuk mu? Hayır. Sözcüklerimiz bir bıçak gibi keskinleşti, bir Camus romanındaki absürt bir kavga gibi anlamsızca büyüdü. O çocukça, anlamsız reddedişler... Orhan Veli’nin "Anlatamıyorum" şiirindeki o çaresiz yakarışa benzemiyor mu hepsi? Gitme sözlerinin baskın ağırlığı... Sana danışmak bile anlamsız geliyor bazen, çünkü bu evrenin hukuku, bir Dostoyevski romanındaki gibi daima karmaşık...

ZENGEZUR ANLAŞMASI: BARIŞ MI STRATEJİK KAFES Mİ!

Resim
8 Ağustos 2025’te Washington’da Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan’ın imzaladığı “Barış Deklarasyonu”, resmi söylemde “tarihi” olarak tanıtıldı. ABD Başkanı Donald Trump’ın ev sahipliğinde gerçekleşen bu tören, Kafkasya’daki uzun süredir devam eden çatışmaların sona ermesi yönünde sembolik bir dönüm noktası gibi sunuldu. Ancak uluslararası ilişkiler literatüründe, özellikle de hegemonya teorisi ve “güç boşluğu doldurma” stratejileri bağlamında, bu anlaşma salt bir barış metninden çok daha fazlasını temsil ediyor. Zengezur üzerinden Nahçıvan’ı Azerbaycan’a ve oradan Türkiye’ye bağlayacak olan “Trump Nakhchivan Koridoru” (TRIPP), diplomatik bir zafer görüntüsü altında, bölgenin stratejik mimarisini yeniden tasarlayan bir jeopolitik hamle niteliğinde. Akademik analizlerde de sıkça vurgulandığı üzere, koridor projeleri yalnızca ticari değil, askeri ve siyasi kontrol alanları yaratmak için de kullanılır. Bu bağlamda, TRIPP’in işlevi, formunun ötesi...