Kayıtlar

Ömür Hanımla Güz Konuşmaları

Resim
  …Ve güz geldi Ömür hanım. Dünya aydınlık sabahlarını yitiriyor usul usul. İnsanın içini karartan bulutların seferi var göğün maviliğinde. Yağmur ha yağdı ha yağacak. İncecik bir çisenti yokluyor boşluğunu insan yüreğinin.   Hüznün bütün koşulları hazır. Nedenini bilmediğim bir keder akıyor damarlarımdan. Kalbimin üstünde binlerce bıçak ağzı… ve yüzüm ömrümün atlası; düzlükleri bunaltı, yükseklikleri korku, uçurumları yıkıntılarımla dolu bir engebeler atlası. Yaşamak bir can sıkıntısı mıdır Ömür hanım? Her şeyi iyi yanından görmeyi kim öğretti bize?

KRAL LEAR OYUNUNUN ANALİZİ

Resim
Kral Lear, Shakespeare’in en ünlü tragedyalarındandır. Oyun kısaca yaşlandıktan sonra tahtını kızları arasında paylaştırıp kenara çekilmek; yaşamının son demlerini zevk ve sefa içinde geçirmek isteyen Kral Lear’ın tercihlerini yaparken düştüğü hataları ve bu hatalar sonucunda vardığı insani olgunluk düzeyini konu alır. Shakespeare bu oyun üzerinden, kusurlu olmanın farkındalığını ve bu yolda yaşanan serüvenleri, oyunun çok katmanlı dünyasından hareketle anlatmaya girişmiştir. Tabi bu yolda aile dinamikleri kadar güç ve iktidar ilişkilerini de sorgulamaya girişir. İlk defa 1606’da sahnelenen bu trajedi, genel olarak kasvetli bir atmosferde geçer. Özellikle oyunda özel ağırlığı olan bir fırtına sahnesi vardır ki anlatının bütünü ve iletisi açısından özel bir ağırlığa sahiptir. Kral Lear, tahtını, üç kızı (Goneril, Regan ve Cordelia) arasında bölüştürecekken bunu bir kibir törenine dönüştürür. Karar verirken de kibrinin, parlayan duygularının etkisi altında kalan Kral Lear, iki kızına m...

AVRUPA'DA SAVAŞ!

Resim
   12 Temmuz 2006 tarihinde İsrail fiilen Lübnan’la savaşa tutuşmuştu. O günlerde içimde büyük bir acıyla sesi duyulmayanların sesi olmak için çırpınırken şöyle yazmıştım: ‘Sadece yüreğim değil; tarihim, düşlerim, özlemlerim kanıyor... Dünyanın orta yerinde, dünyanın gözleri önünde bir kıyım yaşanıyor! İşte "modern dünya"nın gerçek yüzü: Modern Barbarlık, maskelenmiş kıyımlar, yalan iktidarlar...’

MÜRVER ÇİÇEKLERİ GİBİ

Resim
"Wahdon" (Yalnızlar) şiiri Lübnanlı Şair Talal Haydar tarafından yazılmış, Arap müziğinin eşsiz sesi Feyruz’un oğlu Ziad Rahbani tarafından bestelenmiştir. Sonradan bu şiir yine Feyruz'un öfke ve gam yüklü sesinde hayat bulmuştur.   Şiirin yazımına dair şöyle bir hikaye anlatılır: 

İRAN'DAN YÜKSELEN BİR ÇIĞLIK: ABBAS KİYARÜSTEMİ

Resim
Başarılı yönetmen Abbas Kiyarüstemi, ömrünün son demlerinde yattığı hastane odasında, İran'ın ünlü şair ve düşünürü Şirazlı Sadi'nin (Sadi Şirazi) sözlerinden bestelenmiş بهار آخر 'Sonbahar' isimli şarkıyı dinlemek ister. Solmaz Naraghi'nin muhteşem yorumuyla ortaya bu görüntü çıkar... Bu şarkıyla tanıdığım Abbas Kiyarüstemi, muhteşem bir sanatçı ve yönetmen... Onu bu kadar geç tanımak büyük kayıp...

WİLLİAM SHAKESPEARE'İN HAYATI VE MACBET OYUNU

Resim
WİLLİAM SHAKESPEARE'İN HAYATI 23 Nisan 1564 tarihinde Stratford Upon Avon Warwickshire'de doğmuştur. Yaşamına ilişkin kısıtlı bilgilerin çelişkilerle dolu olmasına rağmen kilise, belediye ve saray kayıtlarından çeşitli bilgiler elde edilmeye çalışılmıştır. Buna göre saygın ve maddi düzeyi yüksek bir aileden gelme olduğu anlaşılmıştır. StratfordUpon-A von'da öğrenimini tamamlamış, 1852'de bir toprak sahibinin kızı olan ve kendinden sekiz yaş büyük Anne Hathaway ile evlenmiştir. 1585'de Stratford'tan ayrılmıştır. Bu yılla, hakkındaki ilk atıfın göründüğü 1592 yılı arasında yaşamı ile ilgili hiç bir şey bilmiyoruz. 1613 yıllarında Stratford'a geri dönmüştür. 23 Nisan 1616 'da Stratford'ta ölen William Shakespeare yaşamı boyunca 37 oyun, 154 sone ve 2 uzun ve konulu şiir yazmıştır. Tüm oyunları 1623 yılında arkadaşları tarafından yayınlanmıştır. William Shakespeare, sadece İngiliz edebiyatının değil, dünya edebiyatının gelmiş geçmiş en önemli yazarlarınd...

SERVER TANİLLİ: DEVLET VE DEMOKRASİ YAPITI ÜZERİNE DÜŞÜNCELER

Resim
Devlet ve Demokrasi 29 Kasım 2011’de hayatını kaybeden Prof. Dr. Server Tanilli’nin en önemli eserlerinden biri olarak kabul edilmektedir. 1987 yılında ilk basımı yapılan bu kitabın önsözünde yazarın dönem hakkındaki düşünceleri özetlenmiştir: “Türkiye, tarihinde pek az görüldüğü derin bir bunalım yaşıyor; iktisadi, sosyal ve siyasal bir bunalımdır bu. Özellikle 12 Eylül 1980’den beri toplumun en karanlık güçleri iktidardadır. Gericilik, hemen bütün köşe başlarını tutmuştur. Ülkemizde 200 yılı aşkın Aydınlanma hareketimizin, başta laikleşme olmak üzere tüm kazanımlarına reddiye çıkarılmış, toplumun ileriye dönük yürüyüşünün önüne ağır barikatlar kurulmuştur. Devletin uluslararası saygınlığı ise hemen yok gibidir.” [1] Önsözden yapılan bu alıntı bugün okunduğunda bile bize tanıdık gelmekte, günümüzde de aynı sorunların belki katlanarak devam ettiğini göstermektedir. Eserden yola çıkılarak hazırlanan bu çalışmada ilk olarak Tanilli’nin tarihi perspektifini ve anayasal değerlendirmeler yö...